Ana_Cadde

Ana Cadde

Kent limanı ve güney liman arasında, bu iki limanı birbirine bağlayan ana cadde uzanmaktadır. Bu cadde, iki liman arasındaki arazide en kısa ve en uygun bağlantıyı sağlaması ve kent bölgesi içindeki merkezi konumu dolayısıyla, İmparatorluk Dönemi’nde kentin ana damarını teşkil etmiştir. 225 metre uzunluğunda, 20-25 metre genişliğinde olan ve tümüyle taş plakalarla kaplı ana cadde güney limanından direkt kentin içine devam etmektedir. Yol boyunca uzanan ve caddenin her iki tarafında yükselen 3 basamaklı oluşum oldukça ilginçtir. C. Fellows ana caddeyi ilk gördüğünde, burasının kentin stadionu olduğunu zannetmiştir. C. Bayburtluoğlu ise 3 basamaklı yürüyüş alanının, üzeri ahşapla kapatılan, stoa benzeri bir yapı olabileceğini düşünmektedir. Caddenin her iki yanında belirli aralıklarla konmuş heykel kaideleri bulunmaktadır.

Cadde, Tetragonal Agora önünde her iki taraftan da iki basamakla yükseltilmiş bir meydan oluşturmaktadır. Bu meydana her iki yönden basamaklı çıkışların varlığı, caddenin yalnızca yaya trafiği için kullanıldığının göstergesidir. Bu alanda meydan seviyesinden yaklaşık 60 cm. yükseklikte ve 1 m. genişlikteki sekiler, meydanda dolaşan kişilerin oturmalarının yanı sıra bazı yazıt ve heykel kaidelerine de uzun bir kaide oluşturmuştur. Tetragonal Agora’nın önünde uzanan seki boyunca en az 12 adet heykel kaidesi ve yazıt alanı tespit edilmiştir.

Meydanın doğu tarafında Küçük Hamam yer almaktadır. Bu yapının hemen kuzeyinde tabanı mozaikle döşeli, üç yönde derin kanallarla çevrilmiş, latrina bulunmaktadır. Cadde boyunca tespit edilen kanalizasyon yapısı sadece atık sular için değil, aynı zamanda yağmur sularının akıtılması için de kullanılmış gözükmektedir.

Ana Cadde Sıralı Basamaklar

Ana Cadde sıralı basamaklar

Akropolis'e çıkan basamaklar

Akropolis’e çıkan basamaklar

Küçük Hamam ve Latrina

Küçük Hamam ve Latrina

Meydanın güneybatısında, kuzey tarafı istinat duvarı ile sınırlanmış, önce güneye sonra doğuya dönen genişçe merdivenli bir yol akropolis’e doğru çıkmaktadır. Söz konusu yol ile 90 derecelik açı yapan yine merdivenli bir yol da meydan ile tiyatro arasındaki bağlantıyı sağlar.

Caddenin sağında ve solunda birbirleriyle bağlantılı yapılar ve meydan tesisleri uzanmaktadır. Kentin bu kısmı, bir plan çerçevesinde imarlaşmış, kentsel bir düzen göstermektedir. Kentte kesin olarak tarihlendirilebilen en erken yapı, girişinin üzerindeki ithaf yazıtından dolayı, Domitianus’a adandığı öğrenilen Domitianus Agorası’dır.

Cadde üzerinde, Domitianus Agorası’nın hemen kuzeyinde, yine ithaf yazıtından Hadrianus Dönemi’nde yaptırıldığını ve imparatora adandığını öğrendiğimiz Tetragonal Agora yer almaktadır. Bu iki agora arasında caddeye bağlanan bir sokak vardır. Sokağın caddeye birleştiği yerde, biri sokağın Domitianus Agorası, diğeri Tetragonal Agora tarafında olmak üzere iki nymphaion bulunmaktadır. Kalıntılar her iki nymphaion’un da yalaklı, tek katlı ve sütunlu bir cepheye sahip olduğuna işaret etmektedir. C. Bayburtluoğlu, ilk çeşme yapısının İ.S. 3. Yüzyıl; diğerinin ise İ.S.3-4. yüzlıllar arasına tarihlendirilebileceğini düşünür.

Güney limanı ve ana cadde, liman girişinde, oldukça görkemli inşa edilmiş bir kapı yapısıyla birbirinden ayrılmıştır. Dört köşesi aslan ayağı profilli elemanlarla süslenmiş, kare şekilli iki ayak üzerinde yükselen, tek kemerli bu anıtsal kapı, İmparator Hadrianus’un doğu seyahati sırasında kente uğramasının şerefine yapılmıştır. Güney limanın doğusunda yer alan bina kalıntıları, kent limanındakiler gibi gümrük sistemi ile alakalı yapılar olarak düşünülebilir.